Tevfik Göksu’dan Kanal İstanbul eleştirilerine cevap!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul eleştirilerine de tepki gösteren Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, İstanbul’un daha önce hiç olmadığı kadar borçlandırıldığını ifade etti.

Göksu Öngören Özgür’ün sunduğu CNN TÜRK Masası’nda Hakan Bayrakçı ve Hasan Öztürk sordu, Esenler Belediye Başkanı ve İBB AK Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu yanıtladı. 

Tevfik Göksu’nun açıklamaları şu şekilde;

Kanal İstanbul projesi başka bir polemik konusu haline getirilmek istiyor. Kanal İstanbul, 45 km uzunluğunda tabandaki genişliği 275 metre olan yukarıya çıktıkça 900 metreye ulaşan, 22 metre derinliğinde bir kanal. Bu kanal Karadeniz ile Marmara’yı birbirine bağlarken çok speküle edilen konu var. 200 ayrı bilim adamı 20 ayrı disiplinden çalışma yaptılar, 8 yıl boyunca. Bütün etki faktörlerinin hepsi teker teker açıklanarak bir kitap haline getirildi. 8 yıl boyunca bu çalışmalar yapıldı. Burada en çok speküle edilen şey, sanki yerküre yarılacak, ortadan bir kanal geçecek. 22 metre derinliğinde bir kanal. Eğer risk ise metro tünelleri çok daha derinden geçiyor. Metro tünelleri risk taşımıyor da açık bir kanal nasıl risk taşıyor?

’40 bin civarında gemi geçiyor boğazımızın kapasitesi 25 bin’

Kanal İstanbul’a karşı bir siyasal duruş var. Boğaz köprüsüne Marmaray’a Keban Barajı’na niye karşı çıktılarsa aynı şekilde karşı çıkıyorlar. İstanbul Boğazı’ndan ortalama 40 bin civarında gemi geçiyor boğazımızın maksimum kapasitesi 25 bin. Ticari gemi anlamında şehir hatlarını saymıyorum. Bu gemiler geçerken, bazen haftalarca açıklarda bekliyorlar. Ve bunlar çok fazla maliyeti katlıyorlar. Bu sayının 2071 yılında 70 binlere çıkacağı söyleniyor. Bugün bu kapasiteyi kaldıramayan boğazımız yarın o büyük kapasiteyi nasıl kaldıracak.

Kanal İstanbul ile ilgili, bir gemi yükü alırken ne zaman yükü teslim edeceğini söylüyor ve en erken teslim süresi veren daha çok para alıyor. Bu hızlanmada sizin farklı alternatifler şu anlama geliyor; Türkiye’nin küresel vizyonu ve iddiası.

‘Söyledikleri temel şey şu; “Bu bir rant projesidir”’

Kanal İstanbul bütün güzergâhı ile baktığımız zaman yüzde 60’ından fazlası kamu mülkü. İkincisi, özel mülkler var. Hakan Bey’in tarlasını Hasan Bey alıyor. Bir ticari işlemdir. Eğer şu varsa tartışalım, kamu malı alınıyorsa bu usulsüzlüktür, böyle bir şey yok. Önce Kanal İstanbul’un güzergahı diye en çok Silivri tartışıldı. Bu sadece speküle edilmek için söylenmiş bir şey.

Tatlı su kaynağınız 6 kat artıyor

Temiz şu kaynakları bitecek diyorlar. Sazlıdere Barajı’ndaki suyumuzun yüzde 20’si gidiyor. Sazlıdere Barajı’nın yerine 3 tane Sazlıdere Barajı’nın 6 katı kapasiteli baraj yapılıyor. Tatlı su kaynağınız 6 kat artıyor. Kanal İstanbul yapılırsa, Terkos Gölü tuzlanırmış. Şimdi bakın, Kanal İstanbul Terkos Gölü’nden 6 metre altta. Alttaki kanaldaki su yukarıya ne zamandan beri aşağı akmaya başladı.

Ekrem İmamoğlu’na eleştiri

Siz İBB Başkanı olarak sevinmeniz lazım. Cumhurbaşkanımız projeyi açıklarken söyledi; Nüfus transferi yok dedi. Biz kendi arazimiz üzerinde Esenler’i transfer eden konutlar yapıyoruz. Depreme dayanıksız bütün konutları kaldırıyoruz. İstanbul’un içinde tam 8 bin hektar alan açılıyor. Boşalan yerler yeşil oluyor. Depremle bir bağlantısı yok. Fay ile uzaktan yakından alakası yok. Kesişme noktasında değil.

Sadece İstanbul’da 2960 hektarlık bir alan var bu alanların üzerinde insanlar yaşıyor bu insanların evleri çürük. Bunların ivedilikle transfer edilmesi gerekiyor. Bu insanlar deprem söz konusu olursa ilk sıkıntıyla karşılaşacak olanlar.

Dünyada sürekli yaklaşımlar değişirken bir şeye bağlı kalmak yerinde saymak demektir. Biz Türkiye’nin gençlerin geleceğini inşa etmek istiyoruz. Deprem riski taşıyan konutların alanını kamulaştırmak zorunda bu 3 Kanal İstanbul maliyetindedir.

Siz bir hata yaparsanız İstanbul 5 birim geriye gidiyor

Meselenin aslına inilmiyor. Boyama yapılıyor. Dünyada en gizemli kente sahibiz. Başka bir ruh başka bir iklimi içinde barındıran bir kente sahibiz. Vitrinimiz olarak dünyaya sunmaktan başka güzel ne yapabiliriz. Bu kente küresel vizyon ortaya koyacaksınız. İstanbul, İstanbul kadar değildir, İstanbul dünyaya hitap eder. Böyle bir kente siz, o spesifik alanlarla ilgili iş yapamazsınız kent geriye gider. Siz bir hata yaparsanız İstanbul 5 birim geriye gidiyor. Bunun için hep ileri gitmek lazım. Hep ileri gitmek için de İstanbul diye gündeminiz olması lazım.

Neden Kanal İstanbul’a karşıyım diye bir kampanya yürütmedi?

Kanal İstanbul meselesinde bunun birkaç tane boyutu var. Siyasi, kültürel ekonomik… Aklınıza gelen bütün disiplinlerle ilgili bunların hepsinin fırsatları tehditleri ortaya konularak böyle bir projenin yapılmasının Türkiye’nin geleceği açısından anlamlı bulunmuş ve Türkiye’nin iddiasıdır. İstanbul’da bunun hayat bulması ekonomi açıdan ve geleceğimiz açısından anlamlı bir projedir. İBB Başkanı, seçim kampanyasında neden Kanal İstanbul’a karşıyım diye bir kampanya yürütmedi? İstanbul’daki ekosistemin altında ezildi, bunlardan daha iyi yaparım diyebilecekleri bir icraatı yoktur. Polemik konusu olarak taşıyor.  Boğaz Köprüsü yapıldığında kim geçecek diye ironi yapanları tarih yazıyor, Kanal İstanbul’a karşı duranları da yazacak. Türkiye büyük bir vizyon ortaya koyuyor ve birileri bundan çok rahatsız oluyor. Biz milletimiz ile çok rahat gönül bağı kurarız.

İddia ediyorum kendisi bu kitabı okumamıştır

Biz milletimize çok rahatlıkla anlatırız çünkü hakikat her zaman güçlüdür. Milletimizin gönlünde bu hakikat karşılık bulacaktır.

İBB Başkanı faaliyet raporu diye bize bir kitap dağıttı. Ben iddia ediyorum kendisi bu kitabı okumamıştır. Şu masadaki gördüğünüz bütün eriler İBB’nin verileridir. İBB Başkanı Cumhurbaşkanımızı taklit etmeye çalışıyor ama taklit sırıtıyor.

Siz 2 yıl geçmiş, ortaya bir performans koyacaksınız, bugün başladığınız projenizin bitireceği tarih 3 yıl sonra. 2 yıl artık inişe geçmeye başladığınız yıldır, bir şey söylemeniz gerekir. Söylemeniz için de yapmanız gerekir.

İBB’yi kim engelleyebilir?

İBB Meclisi’nde 312 üye var. 312 üyeden 180 tanesi Cumhur İttifakı. Millet ittifakı ile yaklaşık arada 50 fark var. İstanbul’un yüzde 65’ini biz yönetiyoruz. İBB’yi kim engelleyebilir. İBB’yi engelleyebilecek 2 mekanizma var bir tanesi merkezi idare diğeri meclis. Merkezi idare kaynağını keserek engeller. Meclis getirdiği projeleri desteklemeyerek engeller. Şimdi bakalım; İki yıldan beri her Meclis’e şu soruyu soruyorum, Bugüne kadar merkezi hükümet 1 kuruş paranızı kesiti mi? İki, Meclis’e hangi projeyi getirdiniz de biz ‘hayır’  dedik?

İBB şu ana kadar 150 milyarlık kaynak kulanmış. Ulaşımda çevrede geri gitmişsin, nereye kullanıldı bu kaynak. 2020 yılında İBB toplam 19.768 milyar kasasına para girmiş. Yüzde 91’i hükümetten para gelmiş.  2016 – 2017 – 2018 Meclis’e 6 bin dosya gelmiş bu dosyaların 1871’ine CHP hayır demiş. CHP geldikten sonra Meclis’e 2554 dosya gelmiş 63 tanesine hayır demişiz yani yüzde 2. Yüzde 98’ine onay vermişiz. “Hayır” dediklerimiz de ne biliyor musunuz, dosya hazırlamayı bilmiyorlar “dosyayı düzeltin” diye gönderiyoruz. Parkları imara açıyorlar evet mi diyelim?

İBB şu anda 1 kuruş dahi borç talep edemez

İstanbul’u borçlandırmak ihanettir dedi. Ve ben geldiğimde İstanbul’un kaynaklarını yüzde 50 artıracağım dedi. Sonuç şu, yıl 2018 merkezi hükümetten gelen paranın oranı yüzde 71. Büyükşehir belediyesinin bütçeye katması yüzde 29. Şimdi ise yüzde 9.

Biz İstanbul’u devrettiğimiz zaman 21 milyar TL borcumuz vardı. Bu 21 milyar TL borcun büyük bölümü 30 yıl vadeli borç. 5.2 milyar dolar da müteahhit borcu vardı. Şimdi İBB’nin borcu 43.4 milyar dolar. Ve dahasını söyleyeyim bu şu andaki borç bekleyen borçlarla ilgili yıl sonunda 61 milyar. 7 milyar borç stokunu aşmış. 36 milyar maksimum borçlanma kapasitesi var büyükşehirlerin.  İBB şu anda 1 kuruş dahi borç talep edemez.

Türkiye’de ilk defa bir belediye borçlanma töreni yaptı. 

İBB ciddi bir problem körlüğü yaşıyor, uyum sorunu ve yönetim kuraklığı yaşıyor.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir